20.11.2017 - Dekorasyon fikirleri, haberleri, firmaları ve trendleri

İÇ MEKANLARDA AYDINLATMA SEÇİMİ VE IŞIĞIN ETKİSİ

İÇ MEKANLARDA AYDINLATMA SEÇİMİ VE IŞIĞIN ETKİSİ

Mekanlarınızın işlevine, büyüklüğüne ve stiline göre iyi organize edilmiş bir aydınlatma seçimi, düşündüğünüzden çok daha olumlu etkiler yaratabilir. Bu noktada en temel prensip ışık kaynaklarını mümkün olduğunca çeşitlilik yaratacak şekilde, genel, işlevsel ve dekoratif katmanlar olarak kullanmaktır. Ayrıca bütün günü kapsayan bir kullanım ve ihtiyaç planı oluşturarak, alandaki mevcut gün ışığının miktarını da dikkate almak en iyi sonuçların elde edilmesine yardımcı olacaktır.

Gün ışığı haricindeki ışık tipleri amaçlarına göre üç ana başlık altında gruplanabilir. Bunlardan ilki, ortamın bütünü görmemizi sağlayan, genellikle odanın merkezinde bulunan ve tavan veya duvara monte armatürlerle sağlanan genel aydınlatmadır. Diğerleri ise ihtiyaca yönelik fonksiyonel aydınlatma ve mekanda istediğimiz atmosferi yaratmayı sağlayan dekoratif aydınlatmalardır. Bu üç ışık tipinin alana dengeli bir biçimde dağılması son derece konforlu ve göze hoş gelen bir hava yaratacaktır.

Yapılacak en iyi başlangıç mekânın hacmine, zemin ve duvar rengine göre ne kadar ışığa ihtiyacınız olduğunu belirledikten sonra doğru bir genel aydınlatma seçmek olacaktır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken, keskin gölgeler yaratmayan, gerekli miktarda ışığı yayabilen, malzemesi ve tasarımı ile mekânın genel stiliyle uyumlu bir armatür bulmaktır. Modern, klasik, rustik veya hangi dekorasyon stilini tercih ediyorsanız onunla uyumlu metal, bambu, ahşap, cam, kâğıt gibi birçok farklı materyalden yapılmış olan seçenekler bulabilirsiniz.

Ana aydınlatma doğru bir şekilde seçildikten sonra yapmanız gereken buna uyumlu ikincil aydınlatmalarla birkaç katman elde etmek. Örneğin salonda merkezi bir aydınlatma dışında sadece yemek masası üzerinde kullanılacak sarkıt lambalar eklemek veya mutfakta tezgah üstü çalışma alanını aydınlatacak ekstra spotlar monte etmek ya da çalışma masası veya komodin üstünde okuma lambası kullanmak gibi. Gerekli olan temel ışıklar sağlandıktan sonra geriye en son dokunuş olarak tamamen kişisel zevkinize ve isteğinize göre birkaç dekoratif aydınlatma eklemek kalıyor. Duvar aplikleri, yer lambaları, abajurlar,  hatta şamdanlar ve mumlar kullanarak istediğiniz atmosferi sağlayabilir, tablo, fotoğraf, bitkiler gibi vurgulamak istediğiniz alanları lokal armatürlerle ön plana çıkararak mekanınızı daha ilginç hale getirebilirsiniz. Tabii yine genel stilinizi göz önünde bulundurarak isterseniz çarpıcı tasarımlı, gösterişli modeller seçerek dramatik bir etki yaratabilir veya sadece gizli aydınlatmalar ve şerit ledlerle minimalist bir hava elde edebilirsiniz.

Unutulmaması gereken bir konu da alandaki mevcut gün ışığı miktarı ve ihtiyacına göre mekanın duvar ve zemin rengini, malzemesini doğru şekilde seçmektir. Eğer çok ışık almayan karanlık bir odanız varsa açık renkte hatta biraz parlak zemin döşemesi kullanmak, duvar rengi ve tekstil rengini yine açık tonlarda seçmek mutlaka daha aydınlık bir alan elde etmeye yardımcı olacaktır. Yine duvarlarda ayna kullanmak, cam malzemeden mobilyalar seçmek daha aydınlık hissettirebilecekken, zeminde kalın halılar, yoğun perde ve tekstiller ışığı emerek daha kapalı bir hava yaratacaktır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ